Sabah uyanır uyanmaz bir yudum kahve içmeden güne başlayamayanlardan mısınız? Gün...
Sabah uyanır uyanmaz bir yudum kahve içmeden güne başlayamayanlardan mısınız? Gün içinde birkaç fincanla devam mı ediyorsunuz?
Eğer cevabınız evetse ve son zamanlarda dişlerinizde fark edilir bir renk değişimi varsa, bunun suçlusu büyük ihtimalle o çok sevdiğiniz kahve fincanlarıdır.
Ama hemen panik yapmayın. Çok kahve içmek gerçekten dişleri sarartır mı? Sarartıyorsa neden? Ve bu lekeler kalıcı mıdır, yoksa geri dönüşü var mı?
İzmir Gaziemir’deki modern kliniğimiz Denta Perla Diamond olarak bu konuda sıkça sorular alıyoruz.
Bu blogda kahvenin dişler üzerindeki etkilerini, oluşan lekelerin nasıl giderilebileceğini ve bu durumu önlemek için neler yapılması gerektiğini tüm detaylarıyla anlatıyoruz.
Kahvenin o yoğun rengi ve aromatik yapısı, sadece damak tadına değil, diş minesine de etki ediyor. Bunun arkasındaki temel neden: tanenler.
Tanenler, kahve gibi koyu renkli içeceklerde bulunan doğal bileşiklerdir. Dişlerinize yapışan bu maddeler zamanla dış yüzeyde birikir ve sarı-kahverengi tonlarında bir katman oluşturur.
Üstelik bu sadece yüzeysel bir etkiyle sınırlı kalmaz. Kahve, asidik yapısı nedeniyle diş minesini de zayıflatabilir. Mine zayıfladıkça, altta yatan dentin tabakası daha belirgin hale gelir. Bu da dişlerin daha koyu görünmesine neden olur.
Hayır. Her kahvenin dişler üzerindeki etkisi aynı değildir.
Örneğin;
Espresso, kısa sürede yoğun tanen içerdiği için daha fazla leke bırakabilir.
Filtre kahve, uzun sürede tüketildiği için yavaş ama kalıcı etkiler yaratabilir.
Hazır kahveler, içerdikleri katkı maddeleriyle lekelenmeyi artırabilir.
Sütlü kahveler (latte, cappuccino), nispeten daha az leke oluşturur. Ancak çok sık tüketim yine de risklidir.
Özetle, kahve çeşidi kadar tüketim sıklığı ve alışkanlıklar da sararma sürecini etkiler.
Kahve lekeleri genellikle kozmetik bir sorun olarak görülür. Ancak uzun vadede ağız hijyenine gereken özen gösterilmezse bu durum sağlık sorunlarına da zemin hazırlar:
Plak oluşumunu kolaylaştırır
Diş taşı oluşumunu hızlandırır
Diş eti iltihabına neden olabilir
Ağız kokusuna yol açabilir
Estetik kaygılarla kişinin özgüvenini etkileyebilir
Yani “birkaç ton sararmış” diye geçiştirmek yerine, bu durumu ciddiye almakta fayda var.
İyi haber şu: Kahve lekeleri giderilebilir. Ama bunun için doğru yöntemleri seçmek gerekiyor.
Denta Perla Diamond olarak uyguladığımız ve önerdiğimiz bazı etkili yöntemleri aşağıda detaylı şekilde anlatıyoruz:
Diş yüzeyindeki lekeler çoğu zaman diş taşı temizliği ve parlatma işlemleriyle büyük ölçüde giderilebilir.
Ultrasonik cihazlarla yapılan temizlik sonrası diş yüzeyi parlatılır (polisaj) ve doğal rengine daha yakın bir görüntü elde edilir.
Bu işlem hem lekeleri temizler hem de dişin yüzeyini düzleştirerek yeni leke tutulumunu geciktirir.
Kahve nedeniyle oluşan daha derin ve inatçı lekeler için en etkili yöntem klinik ortamda yapılan beyazlatma işlemidir.
Ofis tipi bleaching olarak bilinen bu yöntemde:
Diş etleri koruyucu bariyerle izole edilir
Özel beyazlatma jeli uygulanır
Lazer ya da LED ışıkla jel aktive edilir
30-45 dakika içinde dişler birkaç ton açılır
İlk seanstan sonra dahi gözle görülür bir fark yaratır.
Denta Perla Diamond’da bu işlem, diş minesine zarar vermeden, hassasiyeti en aza indirecek şekilde uygulanır.
Hastaya özel hazırlanan şeffaf plaklarla uygulanan bu yöntem, evde düzenli olarak kullanılabilir.
Ancak mutlaka diş hekimi kontrolünde hazırlanmalı ve kullanımı takip edilmelidir.
Marketlerde satılan her ürün güvenilir değildir. Ayrıca yanlış kullanım, diş minesinde geri dönüşü olmayan zararlara yol açabilir.
İnternette sıkça karşımıza çıkan “karbonatla diş beyazlatma”, “muz kabuğu sürme”, “aktif kömür” gibi yöntemlerin etkisi bilimsel olarak net değildir.
Bazıları kısa süreli etki yaratabilir, ama uzun vadede:
Diş minesini aşındırabilir
Hassasiyeti artırabilir
Diş eti tahrişine yol açabilir
Dolayısıyla beyaz dişler uğruna diş sağlığınızı tehlikeye atmamak en doğrusudur.
Kahve içmeye tamamen veda etmek zorunda değilsiniz. Ama bazı küçük alışkanlık değişiklikleriyle lekelerin oluşumunu azaltabilirsiniz:
Kahveden sonra su içmek veya ağzı çalkalamak
Kahveyi pipetle içmek (özellikle soğuk kahvelerde)
Şekersiz ve sütsüz tüketimi sınırlandırmak
Günde 2 kez diş fırçalamak, diş ipi kullanmak
6 ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmek
Diş taşı temizliğini ihmal etmemek
Eğer aşağıdaki durumları fark ettiyseniz mutlaka bir diş hekimine danışmalısınız:
Dişlerde gözle görülür sararma
Dişlerde matlık ve parlaklık kaybı
Diş taşında artış
Fırçalama sonrası lekelerin geçmemesi
Estetik kaygılar nedeniyle gülüşünüzü gizleme
Denta Perla Diamond, bu konuda kapsamlı bir muayene ve kişiye özel tedavi planı sunar.
İzmir Gaziemir’deki kliniğimizde, hem estetik hem sağlık odaklı çözümlerle hastalarımıza hizmet veriyoruz.
Kahve, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Ama gülüşünüzden de vazgeçmek zorunda değilsiniz.
Doğru bakım, düzenli hekim kontrolü ve bilinçli alışkanlıklarla kahve kaynaklı diş lekelerinin önüne geçilebilir.
Eğer siz de dişlerinizdeki renk değişiminden rahatsızsanız, Denta Perla Diamond olarak ücretsiz ön muayene ve detaylı danışmanlıkla yanınızdayız.
Hem kahvenizi için hem de gülüşünüzü koruyun!