Sabah kahvenizi yudumlarken veya günün stresini atmak için bir sigara yaktığınızda...
Sabah kahvenizi yudumlarken veya günün stresini atmak için bir sigara yaktığınızda, aslında dişlerinizde sessiz bir birikim başlar. İlk başlarda fark etmezsiniz. Ancak bir gün asansör aynasında veya çektiğiniz bir selfie’de o acı gerçekle yüzleşirsiniz: Dişlerinizin, özellikle de alt ön dişlerinizin diş etiyle birleştiği yerlerde siyah, kahverengi lekeler oluşmuştur.
O an hissettiğiniz şeyi biliyoruz. Sanki dişlerinizi hiç fırçalamıyormuşsunuz gibi görünmesi, o temizlik hissinin kaybolması ve "Acaba konuşurken karşıdaki kişi o lekelere mi bakıyor?" endişesi... İzmir’de Denta Perla Diamond kliniğimize başvuran hastalarımızın en sık kurduğu cümle şudur: "Hocam fırçalıyorum fırçalıyorum ama bu siyahlıklar gitmiyor!"
Gitmez. Çünkü onlar artık basit bir yemek artığı değil, dişinize yapışmış inatçı pigmentlerdir. Peki, bu lekeler kaderiniz mi? O bembeyaz gülüşe geri dönmek zor mu? Kesinlikle hayır.
Bugün, o inatçı siyah lekelerin neden oluştuğunu, evde denemeniz (ve asla denememeniz) gereken yöntemleri ve Denta Perla Diamond’ın koltuğunda 20 dakikada gerçekleşen o "sihirli" değişimi konuşacağız.
Dişlerimiz pürüzsüz porselen tabaklar gibi görünse de, aslında mikroskobik düzeyde gözenekli bir yapıya sahiptir. Tıpkı bir sünger gibi... Bu gözenekler, ağız ortamındaki renkli maddeleri emmeye çok müsaittir.
Dişlerdeki bu siyah ve kahverengi lekelerin (biz buna "Ekstrinsik Renklenme" yani dış kaynaklı boyanma diyoruz) temel suçluları şunlardır:
Kromojenik Gıdalar (Çay, Kahve, Şarap): "Kromojen", renk veren madde demektir. Türk toplumu olarak çayı çok severiz, kahve vazgeçilmezimizdir. Ancak bu içeceklerin içindeki tanenler, diş yüzeyine yapışır ve zamanla koyulaşır.
Tütün Ürünleri (Baş Suçlu): Sigara, puro, pipo veya son dönemde popüler olan elektronik sigaralar... Tütünün içindeki katran ve nikotin, diş yüzeyinde en inatçı, en zor çıkan ve en koyu renkli lekeleri oluşturur. Bu lekeler bazen o kadar yoğundur ki, dişin kendi rengi görünmez olur.
Yetersiz Fırçalama ve Diş Taşı: Eğer diş plağı (bakteri tabakası) düzenli temizlenmezse sertleşir ve "diş taşı"na (tartar) dönüşür. Diş taşı, pürüzlü bir yüzeye sahiptir ve lekeleri mıknatıs gibi çeker. O siyah noktaların çoğu, aslında boyanmış diş taşlarıdır.
Demir İlaçları ve Gargaralar: Bazı kan ilaçları veya "klorheksidin" içeren gargaraların uzun süre kullanımı da dişlerde siyahımsı lekelenmeler yapabilir.
İnternete "Diş lekeleri nasıl geçer?" yazdığınızda karşınıza binlerce "doğal" tarif çıkar. Karbonatla fırçalayın, limon sıkın, kömür tozu sürün, muz kabuğu sürtün... Denta Perla Diamond hekimleri olarak sizi uyarmak zorundayız: Lütfen bunları yapmayın.
Neden mi? Çünkü bu yöntemlerin çoğu "aşındırma" prensibiyle çalışır.
Karbonat: Çok sert ve granüllü bir yapısı vardır. Evet, lekeyi çıkarabilir ama lekeyle birlikte dişin koruyucu tabakası olan mineyi de zımparalar ve çizer. Çizilen mine, matlaşır ve daha pürüzlü hale gelir. Sonuç? Dişleriniz eskisinden çok daha hızlı ve daha koyu renkli lekelenir.
Limon: Asittir. Diş minesini eritir (erozyon). Dişlerinizde sızlama, hassasiyet başlar.
Aktif Kömür: Diş etlerinin içine kaçarak "dövme" etkisi yapabilir ve kalıcı gri renklenmelere yol açabilir.
Diş temizliği, mutfak tezgahı temizlemeye benzemez. Geri dönüşü olmayan hasarlar verebilirsiniz. Bu işi profesyonellere bırakmak, uzun vadede diş sağlığınız için en ucuz ve en güvenli yoldur.
İzmir’deki kliniğimize geldiğinizde, o siyah lekelerden kurtulmanız genellikle sadece bir seans (yaklaşık 30-45 dakika) sürer. Peki biz ne yapıyoruz da o fırçanın çıkaramadığı lekeleri yok ediyoruz? İşte adım adım temizlik protokolümüz:
Önce, lekelerin tutunduğu zemini temizlememiz lazım. Yani diş taşlarını. Ultrasonik cihazlarımız, titreşim ve su püskürterek diş yüzeyindeki ve diş eti sınırındaki o sertleşmiş taşları parçalar. Bu işlem diş minesine zarar vermez, sadece taşları döker. Zaten bu aşamada bile dişlerinizin renginin açıldığını, o siyah hattın kaybolduğunu fark edersiniz.
İşte sigara ve kahve lekelerinin asıl düşmanı budur. Air-Flow, özel bir cihazdır. Diş yüzeyine basınçlı hava, su ve özel formüle edilmiş mikro sodyum bikarbonat (veya glisin) tozları püskürtür. Bunu, binanın dış cephesini basınçlı suyla yıkamak gibi düşünebilirsiniz. Air-flow’un en büyük özelliği, fırçanın ve aletlerin giremediği diş aralarına, kuytu köşelere kadar ulaşabilmesidir. En inatçı siyah nikotin lekeleri bile bu basınçlı toz karşısında tutunamaz. İşlem tamamen ağrısızdır, hatta hastalarımız genelde ferahlatıcı bir his olduğunu söylerler.
Lekeleri çıkardık, taşları temizledik. Ama işimiz bitmedi. Diş yüzeyi pürüzsüz olmalı ki yeni lekeler tutunamasın. Özel patlar (macunlar) ve dönen yumuşak fırçalarla dişlerinize "polisaj" yaparız. Bu işlem dişleri kayganlaştırır ve parlatır. Dilinizi dişinize değdirdiğinizde o kayganlığı hissetmek harika bir duygudur.
Eğer hastamızın dişindeki lekeler sadece dış yüzeyde değil, minenin içine de işlemişse (içsel renklenme), o zaman temizlik sonrası "Ofis Tipi Beyazlatma" (Bleaching) öneririz. Temizlenmiş dişin üzerine sürülen beyazlatma jelleri ile dişin ana rengini de 2-3 ton açarız. Bu, estetiğin zirvesidir.
Klinikten çıktınız, aynaya baktınız ve o pırıl pırıl gülüşe kavuştunuz. Peki bu ne kadar sürecek? Bu tamamen size bağlı. Yeniden leke oluşumunu geciktirmek için Denta Perla Diamond olarak şu tavsiyelerde bulunuyoruz:
İlk 48 Saat Kuralı: Temizlik sonrası diş minesi leke tutmaya biraz daha açıktır. İlk 2 gün çay, kahve, sigara, vişne suyu, salçalı yemekler gibi boyayıcı gıdalardan uzak durun.
Pipet Kullanın: Soğuk kahve, kola veya meyve suyu içerken pipet kullanmak, sıvının diş ön yüzeyine temasını azaltır.
Su İle Çalkalayın: Çay veya kahve içtikten sonra bir yudum su ile ağzınızı çalkalamak, boyayıcı maddelerin dişe yapışmasını büyük ölçüde engeller.
Sigarayı Azaltın (Mümkünse Bırakın): Biliyoruz demesi kolay ama lekenin ana kaynağı o duman.
Düzenli Kontrol: 6 ayda bir yapacağımız 15 dakikalık bir polisaj işlemi, o lekelerin bir daha asla simsiyah hale gelmemesini sağlar.
Birçok hasta "canım acır mı?", "dişlerim çizilir mi?" korkusuyla temizliği erteler. Oysa modern diş hekimliğinde kullandığımız cihazlar (özellikle Air-flow), diş dokusuna dokunmadan sadece lekeyi hedefler. Anesteziye (iğneye) bile gerek kalmaz çoğu zaman.
Düşünsenize; yıllardır her fotoğrafta sakladığınız o lekelerden, öğle yemeği arasında kliniğimize uğrayarak kurtulabilirsiniz. Özgüveniniz için yapacağınız en küçük ama en etkili yatırım budur.
İzmir’in enerjisi, güneşi ve neşesi meşhurdur. Sizin gülüşünüz de bu enerjiye ayak uydurmalı. Dişlerinizdeki o siyah lekeler, sizin kişisel temizliğinize dikkat etmediğinizi göstermez; sadece profesyonel bir dokunuşa ihtiyacınız olduğunu gösterir.
Evdeki karbonatı kurabiye yapmak için saklayın, limonunuzu salataya sıkın. Dişlerinizdeki o inatçı lekeleri ise bize bırakın. Denta Perla Diamond’ın uzman hekimleri ve son teknoloji temizleme cihazlarıyla, dişlerinizin gerçek rengini ortaya çıkarmak için hazırız.
Gelin, o gölgeyi kaldıralım ve ışıldayan gülüşünüzü özgür bırakalım.
Yazar Notu: Bu içerik Denta Perla Diamond tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Diş temizliği ve leke tedavisi kişiye özeldir, hekim muayenesi gerektirir.